Hipnoz Mekanizması

Hipnozla ilgili görüşler bugün bile teoriden öteye gidemiyor. Hipnoz, özde tam bir fenomendir.

Bir teknisyenin aletlerine sahip olmanız, mutlaka bir araba tamir edebileceğiniz anlamına gelmez. Bu aletleri belirli bir düzen içinde kullanabilmeniz gerekir. Bu yönüyle de hipnoz, bir araçlar bütünüdür denilebilir. Diğer bir yönüyle de hipnozun kendisi bir şey değildir. Sonuçta hipnoz için, bilinç durumunu değiştirmekte kullanılabilecek bir dizi prosedürdür denilebilir.
 

Söz

Hipnoz yapan kişi, bu yolla deneğin beynine sokmak istediği fikirleri yollar. Bu bir fikir ya da hareket olabilir. Telkin¬de göz önünde tutulacak iki şey vardır: sözlerin seçilmesi ve konuşma tarzı.

Düşünce

Hipnoz uygulamasında bakış ve söz kadar önemli olan düşünce, hipnozda arzu edilen bir olayın olması için o yöne doğru yönelmeyi ve ısrarla o nokta üzerinde tutulmayı ifade eder. İnsanın zihin gücünün devamlı olarak bir fikir ya da davranış üzerinde durması, yoğunlaşması ve bunu şiddetle arzu etmesi, olumlu sonuçlar doğurmuş ve bu durum deneylerle ispatlanmıştır.

Konsantrasyon yoluyla meydana getirilen güç o kadar kuvvetli ve o kadar şaşılacak olaylar ve etkiler meydana getirir ki, bugün bile insanlık bunları "keramet" veya birtakım "mucizeler" diye adlandırır.
 

Hipnozda yaşananlar Ne kadar Gerçek?

Hiçbir gerçek yoktur ki tam karşıtı da en az onun kadar gerçek olmasın. Bu açıdan bakıldığında her şey gerçektir. Gerçekler arasındaki fark, insanların bakış açılarıdır. Önemli olan hangi pencereden ve nasıl baktığınızdır.

İnsanlar aynı ortamlarda aynı şartlara sahip etkilerde bile algılarına göre değişik tepkiler verir. Örneğin, aynı şiddette bir iğne vurulacağını düşünelim. Muhtemel acının her insanda aynı olması gerektiği halde, kişilerin algılama farklılığından dolayı tepkisi farklıdır. Bazıları hiç sesini çıkarmaz, sadece inler, bir diğeri bağırır.

Acı aynı olmasına rağmen tepkiler farklı olduğundan kişiler kendi algılarına göre farklı acılar yaşandığı ve farklı şekilde acı çekildiği kanaatine varırlar. Aslında, acıyı yaşayan kişilerde acının aynı olduğunu bilseler dahi kendi algılarına göre o acıyı daha az veya daha çok yaşadıkları kanaatindedirler. Her durumda ortadaki acı herkes tarafından farklı algılanmaktadır; ancak bu durum, acının tek olduğu gerçeğini değiştirmez.

Örneğin, hipnozdan çıktıktan sonra kişiye sağ eline bir ateş değdireceğimizi söyleyerek uyandırıyoruz ve hipnoz sonrası sağ eline herhangi bir şey değdiriyoruz. O anda gerçek bir ateş değmiş gibi acıyla kıvranacaktır.

Bu durumu izleyen diğer kişilerin algılamaları farklı olduğundan durum daha farklı değerlendirilecek ve hayali olarak kabul edilecektir. Ancak bu insanlar hipnotize edilip birinci kişinin yaşayacağı deney onlara da aynı şekilde telkin edilirse, hepsi birden birinci kişide olduğu gibi elinde yanma acısı hisseder.
Bu durumda elleri gerçekten yanmış mıdır, yoksa yanma olayı sadece bir hayal midir?...